English-Turkish translations for gas:

gazla, gaz · benzin · zehirli gaz · gaz vermek · yakıt · gaza · benzin almak · gaz pedalı · doğalgaz · benzinlik · gazlı · other translations

gas gazla, gaz

And, no, this time, it's not gas.

Ve hayır, bu sefer gaz değil.

A natural gas distribution center.

Bir doğal gaz dağıtım merkezi.

It's a gas pocket!

Bu, bir gaz cebi!

Click to see more example sentences
gas benzin

There's a gas station.

Bir benzin istasyonu var.

Kind of like an old gas station.

Sanki eski bir benzin istasyonu gibi.

Here, take some gas money.

Benzin için biraz para al.

Click to see more example sentences
gas zehirli gaz

Because there's gonna be some poison gas.

Çünkü zehirli bir gaz çıkışı olacak.

Half way, there was poison gas.

Yarı yolda zehirli gaz vardı.

Plus, there's poison gas.

Ayrıca zehirli gaz da varmış.

Click to see more example sentences
gas gaz vermek

Pretty exciting, all this natural gas stuff.

Bu doğal gaz işi epey heyecan verici.

That new gas formula, he sold it to the highest bidder.

Şu yeni gaz formülünü en yüksek fiyatı verene sattı.

Corn. it gives you gas.

Mısır. Size gaz verir.

Click to see more example sentences
gas yakıt

There are other people waiting for gas.

Yakıt için bekleyen başka insanlar da var.

There's no electricity and no gas.

Ve hiç elektrik ve yakıt da yok.

Plus gas, food and cigarettes No, no

Ayrıca yakıt, yemek ve sigaralar Hayır, hayır

Click to see more example sentences
gas gaza

This isn't just poison. They need this gas for something else.

Bu gaza, sadece zehirlemek için değil başka bir şey için de ihtiyaçları var.

What about natural gas?

Doğal gaza ne dersiniz?

You need some gas?

Gaza ihtiyacın var mı?

Click to see more example sentences
gas benzin almak

I bought a gas station.

Bir benzin istasyonu aldım.

Don't worry. I got some gas.

Merak etmeyin, biraz benzin aldım.

I'm going to get so gas, okay?

Ben gidip benzin alacağım, tamam mı?

Click to see more example sentences
gas gaz pedalı

A very high gas pedal.

Çok yüksek bir gaz pedalı.

Okay, press the gas pedal.

Tamam gaz pedalına bas.

Where's the fricking gas pedal?

Lanet gaz pedalı nerede?

Click to see more example sentences
gas doğalgaz

From now on, electricity, water and natural gas are free.

Artık elektrik de su da doğalgaz da ücretsiz.

Gas Utility Service.

Doğalgaz Bakım Servisi.

Natural-gas field of Loma de la Lata

Doğalgaz tesisi "Loma de la Lata

Click to see more example sentences
gas benzinlik

This gas station Bad idea, seriously

Bu benzinlik Kötü fikir, cidden.

Waitress, gas station attendant, female trucker.

Garson, benzinlik çalışanı, kadın kamyoncu.

Gas station was leveled.

Benzinlik yerle bir oldu.

Click to see more example sentences
gas gazlı

I've finally bought a gas heater.

Sonunda bir gazlı ısıtıcı aldım.

All pilots, the pirate target is armed with scattered gas

Tüm Pilotlar hedef korsan gemisi Gazlı ve silahlı