English-Turkish translations for gathering:

toplantı · toplama · kalabalık · toplanma · buluşma · topluluk · other translations

gathering toplantı

It's perfect for an intimate meal or for a large gathering.

Özel bir yemek ya da büyük bir toplantı için mükemmel.

It's just a little neighborhood gathering

Sadece küçük bir mahalle toplantısı

But where is this gathering?

Ama bu toplantı nerede?

Click to see more example sentences
gathering toplama

Okay, so what I'm gathering is pretty much every demon in this book hates you?

Tamam,, ne toplama am hemen çok bu kitap, nefret her iblis mi?

But none is as important as The Gathering.

Ama hiç biri toplama kadar önemli değildir.

And as we're unloading our cargo, we watch a gathering in the square a gallows.

Ve biz, bizim kargo boşaltma konum olarak biz square bir darağacı bir toplama izle.

Click to see more example sentences
gathering kalabalık

An astonishing crowd is gathered here this evening.

Bu akşam insanı hayrete düşüren bir kalabalık var burada.

There's a large press gathering outside.

Dışarıda kalabalık bir basın ordusu var.

Look at the crowd gathered!

Şu toplanan kalabalığa bak!

Click to see more example sentences
gathering toplanma

When will this gathering be over?

Bu toplanma ne zaman sona erecek?

A communal gathering place.

Umumi bir toplanma yeri.

gathering buluşma

Gather for the grand finale.

Büyük final için buluşmaya.

It's a pastel plaid silk day dress with a voluminous skirt for cocktail parties and afternoon gatherings.

Pastel ipek ekose bir elbise, hacimli bir etek ile kokteyl partileri ve öğlen buluşmaları için.

gathering topluluk

This is a scientific gathering.

Burası bilimsel bir topluluk.