gave

But somewhere out there you've You have another father too, who gave you another name.

Ama orada bir yerlerde sana başka bir isim vermiş başka bir baban var.

You gave me something even more important than that, dad.

Sen bana paradan daha önemli bir şey verdin baba.

A very beautiful girl just gave it to me.

Çok güzel bir kız bunu bana verdi

Tell me one thing that you really want, What you gave me tonight,

Bana gerçekten istediğin bir şey söyle. Bana bu gece verdiğin.

Because you gave it to me and I love you.

Çünkü bunu bana sen verdin ve seni seviyorum.

Right. But it's not your idea, because you know I gave it to you

Evet ama bu senin fikrin değil çünkü onu sana benim verdiğimi biliyorsun.

I mean, I gave it my best shot, I did, but it just didn't work out for me.

Yani, ben yaptım, benim en iyi atış verdi ama bu sadece benim için işe yaramadı.

But that just gave me a great idea.

Ama bu bana harika bir fikir verdi.

But she just gave me a better idea.

Ama bana çok iyi bir fikir verdi.

I called that number she gave me, but But it wasn't a phone number, right?

Bana verdiği numarayı aradım, ama ama bir telefon numarası değildi, öyle mi?