English-Turkish translations for gem:

mücevher · cevher · taş · hazine · değerli taş · other translations

gem mücevher

It wasn't easy but I've found you a little gem.

Kolay olmadı ama size küçük bir mücevher buldum.

Is that the same gem?

Bu da aynı mücevher mi?

So, the gem is inside you?

Yani mücevher senin içinde mi?

Click to see more example sentences
gem cevher

Been keeping this little gem to yourself, have you, Frank?

Bu küçük cevheri kendine saklıyordun, değil mi Frank?

First of all, the guy's a gem.

Her şeyden önce, adam tam bir cevher.

He's a reaI gem.

O gerçek bir cevher.

Click to see more example sentences
gem taş

In the meantime, we've got nothing, And the gem show ends tonight.

Bu arada elimizde bir şey yok. .ve taş şovu bu gece sona erecek.

Catherine, that gem is just a Band-Aid, okay?

Catherine, bu taş sadece bir yara bandı, tamam mı?

Uh, Marie's working tomorrow and there's a gem and mineral show opening at the fairgrounds.

Marie yarın çalışıyor da. Fuar alanında açılacak olan bir taş ve mineral sergisi var.

Click to see more example sentences
gem hazine

Jerry, Susie's book is a real gem.

Jerry, Suzie'nin kitabı gerçek bir hazine.

She's a real gem, a pro.

Tam bir cevher, bir hazine.

The Jade Dragon Sword is a rare gem

Yeşim Ejder Kılıcı gerçek bir hazine!

gem değerli taş

Is it the sound of the ocean, a sunset, a special gem?

Bu okyanus sesi midir, bir gün batımı ya da özel değerli bir taş?

Some kind of gem stone.

Bir çeşit değerli taş.