generation's

There's a new generation there, there's a whole new feeling.

Yeni bir nesil olarak tamamen yeni olan bir sürü şey var.

You know, I feel like our whole generation are sheep that's been sold a bad bill of goods.

Biliyor musun, bizim bütün nesil gibi hissediyorum koyun bu malların kötü bir fatura satıldı.

It's a motel, there's gotta be a generator here somewhere.

Burası bir otel. Buralarda bir yerde bir jeneratör olmalı.

There's only one place in town that has a generator that size.

Şehirde bu kadar büyük jeneratörü olan tek bir yer var.

That's a quantum field generator, isn't it?

Bu bir kuantum alan üreteci değil mi?

It's kind of a backup generator for the government.

Hükümet için yedek jeneratör gibi bir şey.

Trevor's this generation's Billy Loomis, and we're the innocent victims, Sidney and Randy.

Trevor bu kuşağın Billy Loomis'i ve biz de masum kurbanlar Sidney ve Randy'yiz.

There's no power anywhere, and there's a generator here.

Hiçbir yerde elektrik yok. Burada ise bir jeneratör var.

Sergeant, check and see if there's a backup generator.

Çavuş, bak bakalım yedek jeneratör var mı?

It's a portable generator.

Bu bir taşınabilir jeneratör.