English-Turkish translations for gentleman:

beyefendi · centilmen · bay · bey · efendim · adam · beyfendi · soylu · centilmence · asilzade · efendi · other translations

gentleman beyefendi

You know everything about being a gentleman, but nothing about being a man.

Beyefendi olmak hakkında her şeyi, ama adam olmak hakkında hiç bir şey bilmiyorsun.

I have nothing in common with this gentleman.

Bu beyefendi ile ortak hiç bir şeyim yok.

Champagne for the lady and a cigar for the gentleman.

Beyefendi için bayan, ve bir puro için şampanya.

Click to see more example sentences
gentleman centilmen

Well perhaps you did win your bet, didn't you you gentleman, you fine gentleman.

Şey belki bahsi sen kazandın, öyle değil mi,? sen bir centilmensin, iyi bir centilmen.

He's a gentleman too.

O da bir centilmen.

Still you are not a gentleman. What?

Yine de sen bir centilmen değilsin.

Click to see more example sentences
gentleman bay

And now, ladies and gentleman

Ve şimdi de bayanlar ve baylar,

Very, very thank you, lady and gentleman.

Çok çok teşekkür ederim, bayan ve bay.

Mr. Meeks is a fine and honorable gentleman, he would never betray us.

Bay Meeks, iyi ve onurlu bir beyefendi. Bize asla ihanet etmez.

Click to see more example sentences
gentleman bey

Good evening Ladies and Gentleman.

İyi Akşamlar Bayanlar ve Beyler

There's a gentleman here to see you, Mr. Hill.

Burada sizi görmek isteyen bir bey var, Bay Hill.

Gentleman, please, calm down.

Beyler, lütfen, sakin olun.

Click to see more example sentences
gentleman efendim

I'm sorry, sir, but this is for another gentleman.

Özür dilerim efendim, ama bu başka bir beyefendinin.

No, sir, you're still a very handsome gentleman.

Hayır, efendim hala çok yakışıklı bir beyefendisiniz.

Will the gentleman be staying for dinner, sir?

Beyefendi akşam yemeği için kalacak mı, efendim?

Click to see more example sentences
gentleman adam

You know everything about being a gentleman, but nothing about being a man.

Beyefendi olmak hakkında her şeyi, ama adam olmak hakkında hiç bir şey bilmiyorsun.

What else do we know about this Chinese gentleman?

Bu Çinli adam hakkında başka ne biliyoruz?

What does this young gentleman do?

Peki bu genç adam ne yapıyor?

Click to see more example sentences
gentleman beyfendi

In fact Man Ying Tai is not a bad person; a real gentleman and skilled in kung fu

Aslında Man Ying Tai çok kötü biri sayılmaz; gerçek bir beyfendi ve yetenekli bir savaşçı

No, the gentleman is a friend.

Hayır, bu beyfendi bir arkadaş.

Look, I was always a gentleman.

Ben her zaman bir beyfendi oldum.

Click to see more example sentences
gentleman soylu

Now, Lieutenant Foster, you're going to introduce me to this noble Scottish gentleman.

Teğmen Foster şimdi de bu soylu İskoç beyefendiyi bana takdim et hadi.

Write down, master gentleman Conrade.

Yaz, soylu beyefendi Conrade.

Mr. Imada-san is a class act, a real gentleman.

Bay İmada-san çok soylu biri, gerçek bir beyefendi.

gentleman centilmence

A challenge may be presented and gentlemanly means pursued"?

Bir meydan okuma gerçekleşebilir ve bu centilmence sürdürülür.

Now, that wasn't very gentleman-like, was it?

Bu pek centilmence değildi, değil mi?

gentleman asilzade

That's a gentleman's cane.

Bu bir asilzade bastonu.

gentleman efendi

All that for you, grand white gentleman.

Hepsi senin için. Büyük beyaz bey efendi.