English-Turkish translations for get:

gitmek · olmak · getirmek · almak · gelmek · bulmak · çıkmak · ettirmek, etmek · varmak · gidip getirmek · yapabilmek, yaptırmak, yapmak · bakmak · kızmak · geçmek, geçirmek · başlamak · yakalamak · götürmek · aşağı inmek · anlamak · binmek · öldürmek · kaçmak · atılmak · katılmak · elde etmek · hazırlamak · kurtulmak · bir araya gelmek · kazanmak · kavuşmak · vurmak · ulaşmak, ulaştırmak · uymak, uydurmak · sokmak · yetmek · kurtarmak · ortaya çıkmak · demek istemek · dolaşmak · ayrılmak · sağlamak · ele geçirmek · yavru · geride bırakmak · başarmak · alışmak · açıklamak · edinmek · şaşırtmak · kabul etmek · tırmanmak · üstünden atmak · bağlantı kurmak · düzenlemek · kokusunu almak · sebep olmak · other translations

get ettirmek, etmek

It's not for my parents, it's not for Nathan, it's just for me and Chris can help me get it.

Ailem için değil, Nathan için de değil sadece benim için ve Chris bana bunu yapmamda yardım etti.

Now he's in there, and I'm going to get him out.

Şimdi o orada, ve onu elde etmek için gidiyorum.

Everything happened so fast the other day, I I didn't get to thank you.

Geçen gün her şey çok hızlı oldu ben ben sana teşekkür edemedim.

Get out there and help him.

Oraya git ve ona yardım et.

Don't worry, I'll get you something else.

Merak etme, başka bir şey yaparım.

Get out there and help them!

Oraya git ve onlara yardım et!

Why don't you get a job, too and help her out then?

Neden sen de bir bulup ona yardım etmiyorsun o zaman?

Get over here and help me.

Buraya gel de bana yardım et.

I'll find you something to eat, don't worry, I'll get food for you.

Sana yiyecek bir şeyler bulacağım merak etme sana yemek bulacağım.

Now get over here and help your friend.

Hemen buraya gel ve arkadaşına yardım et.