English-Turkish translations for get:

gitmek · olmak · getirmek · almak · gelmek · bulmak · çıkmak · ettirmek, etmek · varmak · gidip getirmek · yapabilmek, yaptırmak, yapmak · bakmak · kızmak · geçmek, geçirmek · başlamak · yakalamak · götürmek · aşağı inmek · anlamak · binmek · öldürmek · kaçmak · atılmak · katılmak · elde etmek · hazırlamak · kurtulmak · bir araya gelmek · kazanmak · kavuşmak · vurmak · ulaşmak, ulaştırmak · uymak, uydurmak · sokmak · yetmek · kurtarmak · ortaya çıkmak · demek istemek · dolaşmak · ayrılmak · sağlamak · ele geçirmek · yavru · geride bırakmak · başarmak · alışmak · açıklamak · edinmek · şaşırtmak · kabul etmek · tırmanmak · üstünden atmak · bağlantı kurmak · düzenlemek · kokusunu almak · sebep olmak · other translations

get yavru

We'll get a puppy this time.

Bu kez yavru bir köpek alırız.

Did you get a puppy?

Yavru bir köpek mi aldın?

I'm a hot rod hell kitten, get inside

Ben, yavru sıcak bir çubuk cehenneminim içeri

McGee's thinking about getting a puppy.

McGee bir köpek yavrusu almayı düşünüyor da.

Flicka, get up, please.

Yavru, ayağa kalk, lütfen.

And Priya my child,today get ready exactly like a bride,fully decked up.

Ve Priya yavrum, bugün tüm takılarınla bir gelin gibi hazırlan

That's why you get called a rain-soaked puppy.

Bu yüzden sana "küçük, ıslak köpek yavrusu" diyorlar.