gettin

Now it looks like we're gettin' somewhere.

Şimdi bir yere gidiyoruz gibi görünüyor.

Mmm. Before or after gettin' hooked like a fish?

Bir balık gibi avlandıktan önce mi sonra mı?

I had a slight headache, but Rosie, she was just gettin' wound up.

Benim hafif bir baş ağrım vardı, ama Rosie daha yeni ısınıyordu.

Listen, Jill, it's gettin' kinda late, you know?

Dinle, Jill, biliyor musun biraz geç oldu?

Monica and Chandler, gettin' married.

Monica ve Chandler, eveleniyorlar..

No, I mean, thanks for gettin' me out.

Hayır, yani beni çıkardığın için sağ ol.

Oh, now we're gettin' somewhere.

Oh, şimdi bir yerlere varıyoruz.

Well, it's gettin' personal now.

Bu artık kişisel bir şey.

Why you gettin' so defensive, Razor Ric?

Neden bu kadar savungansın, Razor Ric?

Bill, you gettin' anything on the high frequency?

Bill, yüksek frekansta bir şey bulabildin mi?