English-Turkish translations for given:

verilmiş · hediye edilmiş · belirli · other translations

given verilmiş

You're gonna have to work very hard, but you've given me a very good idea, and I thank you.

Bunun için çok çalışman lazım. Ama bana çok iyi bir fikir verdin sana çok teşekkür ederim.

Have you ever given him one chance?

Hiç ona bir şans verdin mi?

You've given them everything.

Onlara her şeyi verdin!

Click to see more example sentences
given hediye edilmiş

You've already given me one play.

Bana zaten çoktan bir oyun hediye ettin.

As a wedding gift, Charlotte had given me Anthony Marantino, friend and wedding planner.

Charlotte, düğün hediyesi olarak arkadaşı Anthony Marantino'dan düğünü organize etmesini istedi.

Given to me personally by Queen Isabella of Castile.

Kastilya Kraliçesi İsabella tarafından bana bizzat hediye edildi.

given belirli

Lieutenant, you were given specific orders.

Teğmen, size belirli emirler verilmişti.

Given the correlation between arson and rape

Kundakçılık ve tecavüz arasındaki belirli korelasyon

Given the correlationbetween arson and rape well, it's interesting,but it's irrelevant, I'm afraid.

Kundakçılık ve tecavüz arasındaki belirli korelasyon Pekala, bu ilginç ama korkarım ki alakasız.