English-Turkish translations for glance:

bakış, bakmak · göz · göz atmak · other translations

glance bakış, bakmak

At a glance it just looks like poor penmanship, but it's actually a neurological disability.

Bir bakışta sadece zayıf bir el yazısı gibi görünebilir. Ama aslında bu bir nörolojik özürlülük.

A glance. a shrug. a step forward. back and they understand up in the Gods.

Bir bakış, bir omuz silkme, bir ileri, bir geri adım ve onlar herşeyi anlıyor.

At first glance, everything looked the same.

İlk bakışta, her şey aynı gibi görünüyordu.

Click to see more example sentences
glance göz

Take a glance and then

Bir göz atın ve sonra

But, sir, you must've at least glanced at it.

Ama efendim, en azından göz atmış olmalısınız.

But these two eyes that are glancing into mine have mesmerized me.

Ama bu iki göz O kadar, madene bakıyor.. . beni büyüledi.

Click to see more example sentences
glance göz atmak

Take a glance and then

Bir göz atın ve sonra

But, sir, you must've at least glanced at it.

Ama efendim, en azından göz atmış olmalısınız.

Don't look, just glance.

Bakma, sadece göz at.