English-Turkish translations for glitter:

parlak · sim · parlamak · parıltı · pırıltı · gösteriş · parıldamak · other translations

glitter parlak

Molly Gibson's a very pretty, good little country girl, but Roger Hamley has a glittering career ahead of him.

Molly Gibson çok güzel, iyi küçük bir taşra kızı ama Roger Hamley'in önünde parlak bir kariyeri var.

He wears a handsome uniform and carries a glittering sword.

Güzel bir üniforma taşıyor ve parlak bir kılıç kuşanıyor.

Like a bright glittering mountain of gold.

Parlak görkemli bir altın dağı gibi.

Click to see more example sentences
glitter sim

I'm just one man, and What is that, glitter?

Ben sadece bir erkeğim. O ne, sim mi?

More glitter on that.

Buna biraz daha fazla sim.

Where is my glitter?

Sim. Nerede benim simim?

Click to see more example sentences
glitter parlamak

All that glitters isn't gold

Hepsi bu parlayan altın değil midir

Domains once glittered like the light on a windy sea.

Bir zamanlar rüzgarlı denizin ışığı gibi parlayan yerler.

All is not gold that glitters.

Her parlayan şey, altın değildir.

Click to see more example sentences
glitter parıltı

Glitter and flash.

Parıltı ve alev.

glitter pırıltı

Remember all that glitters is not gold.

Unutmayın, her pırıltılı şey altın değildir.

glitter gösteriş

It's all cocktails and glitter up there.

Orada sadece kokteyller ve gösteriş var.

glitter parıldamak

The broken sword glitters like frost and snow.

Kırık Kılıç Kar ve Buz gibi parıldar!