English-Turkish translations for gloomy:

kasvetli · hüzünlü · sıkıcı · iç karartıcı · karanlık · karamsar · other translations

gloomy kasvetli

The city was quite gloomy and gray but after a while, my brain seemed clearer.

Şehir oldukça kasvetli ve griydi... .ama bir süre sonra, kafam daha bir berraklaştı.

She's probably happy living all alone in that gloomy place.

Muhtemelen o kasvetli yerde tek başına mutlu bir hayat sürüyordur.

At least it's less gloomy than the van der Luydens' and not so difficult to be alone.

En azından van der Luyden'ların evi kadar kasvetli değil. Böylelikle yalnız olmak da o kadar zor gelmiyor.

Click to see more example sentences
gloomy hüzünlü

And the gloomy, black cities Will disappear in the white fog.

Ve hüzünlü kara şehirler Yok olur beyaz sisler içinde.

A gloomy painting with a cheerful dress.

Neşeli bir elbise barındıran hüzünlü bir tablo.

Well, don't look so gloomy, Elvis.

Bu kadar hüzünlü görünme, Elvis.

Click to see more example sentences
gloomy sıkıcı

No way, it's that gloomy girl.

İmkanı yok, bu o sıkıcı kız.

Goodness, how gothic! How gloomy, how grim!

Tanrım, burası ne kadar gotik, kasvetli, sıkıcı.

Life is gloomy.

Hayat çok sıkıcı.

Click to see more example sentences
gloomy iç karartıcı

Well, what a gloomy party.

Bu ne karartıcı bir parti.

That gloomy girl could never become like you.

O karartıcı kız asla senin gibi olamaz.

It's so gloomy.

Çok karartıcı.

gloomy karanlık

A place with big buildings and gloomy rooms.

Büyük binaları ve karanlık odaları olan bir yer.

gloomy karamsar

Don't be so gloomy.

Bu kadar karamsar olma.