English-Turkish translations for glory:

zafer · şanlı, şan · şöhret · şeref · ihtişamlı, ihtişam · görkem, görkemli · ün · haşmet · other translations

glory zafer

But there'll be no glory in it for you, Little Dog because that'll be one against two.

Ama bunun içinde, senin için bir zafer olmayacak Küçük Köpek Çünkü iki kişiye karşı tek kişi olacak.

After tomorrow, your victory and glory will be yours again

Yarından sonra, zaferin ve şanın tekrar senin olacak.

The church is in mourning Mourning Glory to God

Kilise yas içinde yas tutmakta zafer tanrının

Click to see more example sentences
glory şanlı, şan

For glory, God and gold and the Virginia Company

Şan, Tanrı, altın ve Virginia Şirketi için

Fortune and glory, kid.

Servet ve şan evlat.

There's one thing to be said for glory.

Şan için söylenecek tek bir şey var.

Click to see more example sentences
glory şöhret

We will fight ourselves to fame and glory!

Biz şöhret ve zafer için kendimizi mücadele edecek

Fame and glory.

Şan ve şöhret.

Ah, the good old glory days, yeah.

Ah, eski güzel şöhret günleri, evet.

Click to see more example sentences
glory şeref

For the kingdom, the power, and the glory is yours, now and forever.

Krallığın için, güç, ve şeref senindir, şimdi ve sonsuza kadar.

Fortune and glory." Indiana Jones.

"Zenginlik ve şeref." Indiana Jones.

Athena brings victory and glory forever.

Athena sonsuza dek zafer ve şeref getirir.

Click to see more example sentences
glory ihtişamlı, ihtişam

For the kingdom, the power, and the glory are yours, now and forever.

Krallık, güç ve ihtişam artık senin, şimdi ve sonsuza kadar.

This is a man with dreams of blood and glory.

Bu kan ve ihtişam hayalleri taşıyan bir adam.

It's a sign, an omen for the glory that begins tonight.

Bu bir işaret, bu akşam başlayan ihtişamın bir işareti.

Click to see more example sentences
glory görkem, görkemli

There is only one path. The power and glory of Origin.

Sadece tek bir yol var kökenin gücü ve görkemi.

I'm makin' you a glory hole, Luschek.

Sana görkemli bir delik yapıyorum Luschek.

glory ün

Wealth, fame, glory and eminence.

Servet, ün, şöhret ve itibar.

For Jack, glory was the prize.

Jack için ün bir ödüldü.

glory haşmet

After his recognition, he was renamed Jetsun Jamphel Ngawang Lobsang Yeshi Tenzin Gyatso Holy Lord, Gentle Glory, Eloquent, Compassionate

Kabulünden sonra Jetsun Jamphel Ngawang Lobsang Yeshi Tenzin Gyatso Kutsal Sahip, Asil Haşmet, Belagatli, Merhametli İnancın Bilgili Savunucusu, İrfan Okyanusu adını aldı.