English-Turkish translations for glue:

tutkal · yapıştırıcı · zamk · yapışkan · other translations

glue tutkal

You're using too much glue again, aren't you?

Yine çok fazla tutkal kullanıyorsun, değil mi?

I ate too much glue!

Çok fazla tutkal yedim!

I'm telling you, glue traps are barbaric and messy.

Diyorum size, bu tutkal tuzakları pis ve barbarca.

Click to see more example sentences
glue yapıştırıcı

Oh, eh, gunpowder, nitroglycerin notepads, fuses, wicks, glue and paper clips big ones.

Barut, nitrogliserin, fitiller, sigortalar, yapıştırıcı, ve kağıt kıskançları büyük boy.

April, what kind of glue is this?

April, ne tür bir yapıştırıcı bu?

I'm your criminal glue specialist!

Ben sizin suçlu yapıştırıcı uzmanınızım!

Click to see more example sentences
glue zamk

If this was a horse race, you'd be glue.

Eğer bu bir at yarışı olsaydı, zamk olurdun.

Well, I'm the mayor, and you're glue.

Ben belediye başkanıyım ve siz de zamk.

It was either this or sniff glue.

Ya bu, ya da zamk koklama olacaktı.

Click to see more example sentences
glue yapışkan

That's my sister Kara the glue.

Bu da kardeşim Kara."Yapışkan".

'Cause these goddamn kids today they all got goddamn guns, and they're all sniffing glue!

Çünkü bugünün lanet çocukları hepsİnİn lanet sİlahları var, ve hepsİ yapışkan kokluyor!

The man is human krazy glue.

Bu adam deli-yapışkan bir insan.

Click to see more example sentences