goes

My boyfriend goes to school in New York, and we've been together for three years.

Benim erkek arkadaşım New York'ta bir okula gidiyor ve üç yıldır beraberiz.

And if one more thing goes wrong with this evening, Phil, I don't know what I'm gonna do.

Ve bu gece bir tek şey daha yanlış giderse Phil ne yaparım hiç bilemiyorum.

I go out on Monday, Wednesday, Friday, and he goes out Tuesday, Thursday, and Saturday.

Pazartesi, çarşamba ve cuma ben, salı, perşembe ve cumartesi o dışarı çıkıyor.

Yes, I know what I said, but that's not the way every relationship goes.

Evet! Ne dediğimi biliyorum ama bu her ilişki için geçerli değildir.

Nobody knows who he is, but he really hates this school so I guess he goes here.

Kim olduğunu kimse bilmiyor, ama bu okuldan nefret ediyor sanırım bu yüzden buraya geliyor.

But it's not a normal water bed, because a normal one goes like this.

Fakat bu normal bir su yatağı değil, çünkü normal su yatağı böyledir.

I mean, if something goes wrong, mom will never forgive me or you.

Yani, bir şey ters giderse annem beni ve seni asla affetmez.

Seriously, if anything goes wrong, you call me, okay?

Gerçekten, ters giden bir şey olursa beni ara, tamam mı?

But you have your son, and life goes on for him.

Ama senin bir oğlun var ve onun için hayat devam ediyor.

Look, maybe we can make the test flight in a few weeks, and if it goes well,

Bak, belki birkaç hafta içinde bir test uçuşu yapabiliriz ve eğer o iyi giderse