English-Turkish translations for golden:

altın · altın gibi · sarı · altın sarısı · altın renginde · other translations

golden altın

A healthy baby girl, a princess was born, with beautiful golden hair.

Sağlıklı bir kız bebek, bir prenses doğmuş. Altın gibi saçları olan.

And a GOLDEN ARM!

Ve altın bir kol!

Welcome to the golden cage.

Altın kafese hoş geldiniz.

Click to see more example sentences
golden altın gibi

A healthy baby girl, a princess was born, with beautiful golden hair.

Sağlıklı bir kız bebek, bir prenses doğmuş. Altın gibi saçları olan.

She is like a golden ring

Altın bir yüzük gibi" Temiz.

With beautiful golden hair.

Altın gibi saçları olan.

Click to see more example sentences
golden sarı

Jacob is young, and very strong and the angel is a beautiful man with golden hair and wings, of course.

Yakup, genç ve çok güçlü melek de güzel bir adam altın sarısı saçları ve kanatları olan, tabiî.

Golden blonde hair.

Saçları altın sarısı.

Rapunzel, Rapunzel let down thy golden extensions!

Rapunzel, Rapunzel sarı postiş saçlarını sallandırsana!

Click to see more example sentences
golden altın sarısı

Jacob is young, and very strong and the angel is a beautiful man with golden hair and wings, of course.

Yakup, genç ve çok güçlü melek de güzel bir adam altın sarısı saçları ve kanatları olan, tabiî.

Golden blonde hair.

Saçları altın sarısı.

Golden yellow poisonous eyes, bloated throat.

Altın sarısı zehirli gözler, şişmiş gırtlak.

Click to see more example sentences
golden altın renginde

There was a golden creature.

Altın renginde bir yaratık vardı.

On the blue and golden plates, I think.

Bence mavi ve altın rengi tabaklar olmalı.

He had a golden helmet.

Altın rengi kaskı vardı.

Click to see more example sentences