English-Turkish translations for grace:

zarafet · lütuf · merhamet · ekselans · güzellik · zerafet · incelik · nezaket · saygınlık · erdem · other translations

grace zarafet

And she always knows her place She's got style, she's got grace

Ama kız her zaman yerini biliyor. Onun bir tarzı var, bir zarafeti

But you have the grace

Ama senin de zarafetin var.

Natural grace, darling.

Doğal zarafet, hayatım.

Click to see more example sentences
grace lütuf

Amazing grace, how sweet it sounds.

İnanılmaz bir lütuf, ne kadar hoş geliyor.

Sort of like a Grace?

Bir tür lütuf gibi?

What you really need is grace.

Sana gerçekten gereken bir lütuf.

Click to see more example sentences
grace merhamet

I'm not much of a healer but perhaps with the grace of Buddha

Çok iyi bir şifacı değilim ama belki Buda'nın merhameti ile

Grant me grace and forgiveness.

Bana merhamet ve bağışlanma bahşet.

A Sermon on Indulgence and Grace.

Bağışlama ve Merhamet Üzerine bir Vaaz.

grace ekselans

Is that a problem, your Grace?

Bir sorun mu var Ekselansları?

Not at all, Your Grace.

Hiç de değil Ekselansları.

Your Grace, I'm General Grey.

Ekselansları, ben General Grey.

grace güzellik

You have charm, grace, and beauty.

Sende, cazibe, zarafet ve güzellik var.

Style, grace, ethereal beauty.

Tarz, zarafet, ilahi güzellik.

You have grace and kindness and sensuality, and this incredibly striking, kind of offbeat beauty that's

Sende zerafet, incelik ve duyarlılık var ve bu inanılmaz çarpıcı bir şey. değişik bir güzellik bu. .

grace zerafet

Snow Beard Grace.

Kar, sakal, zerafet

You have grace and kindness and sensuality, and this incredibly striking, kind of offbeat beauty that's

Sende zerafet, incelik ve duyarlılık var ve bu inanılmaz çarpıcı bir şey. değişik bir güzellik bu. .

grace incelik

Every brutal choice has elegance, grace.

Her vahşi seçiminde incelik ve zarafet var.

You have grace and kindness and sensuality, and this incredibly striking, kind of offbeat beauty that's

Sende zerafet, incelik ve duyarlılık var ve bu inanılmaz çarpıcı bir şey. değişik bir güzellik bu. .

grace nezaket

There's such a thing as grace.

Nezaket gibi bir şey var.

A harmless courtesy, Your Grace.

Zararsız bir nezaket majesteleri.

grace saygınlık

Speed versus grace.

Hız saygınlığa karşı.

grace erdem

But that's not grace.

Ama bu erdemden değil.