English-Turkish translations for grain:

tahıl · tane · buğday · hububat · tohum · tanecik · other translations

grain tahıl

But this time, I had a very Interesting talk with the grain merchant.

Ama bu sefer tahıl tüccarıyla çok ilginç bir konuşma yaptım.

That grain wagon more valuable than gold itself.

Şu tahıl arabası altından bile daha değerli.

That's two bags of grain and six shillings.

Demek iki çuval tahıl ve altı şilin var.

Click to see more example sentences
grain tane

And, um it's kind of like an oyster makes a pearl out of a grain of sand.

Ve bu tür gibi bir istiridye bir inci yapar bir kum tanesi dışında.

Like you, like a grain of sand

Senin gibi, bir kum tanesi gibi

I love each valley, each grain of sand, each hill

Her vadiyi, her kum tanesini her tepeyi seviyorum

Click to see more example sentences
grain buğday

Are you here for some grain too?

Sen de buğday için mi geldin?

Oh, beautiful for spacious skies, for amber waves of grain"!

Oh, geniş gökyüzü için güzel, kehribar buğdaylar için güzel"!

Quadrotriticale is a high-yield grain, a four-lobed hybrid of wheat and rye.

Bu yüksek verimli bir tahıl çeşidi dörtlü bir buğday ve çavdar melezi.

Click to see more example sentences
grain hububat

Grain alcohol, please.

Hububat alkolü lütfen.

Wallington's Feed and Grain.

Wallington Besi ve Hububat.

The listing's for Wallington's Feed and Grain.

Wallington Besi ve Hububat için liste.

Click to see more example sentences
grain tohum

A few grains of opium.

Bir kaç afyon tohumu.

Grain, tools, wagons, mules, horses, feed.

Tohum, aletler, arabalar, katırlar, atlar, yem.

grain tanecik

It's actually a sand, but all the sand grains are just coated in oil.

Bu aslında kum, ama tüm kum tanecikleri ham petrol ile kaplı.