English-Turkish translations for graveyard:

mezarlık · mezar · kabristan · other translations

graveyard mezarlık

Groundskeeper claims he saw him walking through the graveyard, just this morning, sir.

Saha bakıcısı bu sabah onu mezarlıkta yürürken gördüğünü iddia ediyor efendim.

An elephant graveyard is no place for a young prince Oops!

Bir fil mezarlığı genç prense uygun bir yer değil.

But what sort of hospital has its own graveyard?

Ama yani ne tür bir hastanenin kendi mezarlığı olur ki?

Click to see more example sentences
graveyard mezar

But the world was a tomb to me a graveyard full of broken statues.

Ama dünya benim için mezar gibiydi kırık heykellerle dolu bir mezarlık.

When you and Shirley reached the old church graveyard

Sen ve Shirley kilisenin eski mezarlığına gidince.

An elephant graveyard.

Bir fil mezarlığına.

graveyard kabristan

This is, uh Kulamanu Heiau, a an ancient temple and-and burial ground, a sacred graveyard.

Bu bir Kulamanu Heiau, bir kadim tapınak, bir mezarlık, gizli bir kabristan.