English-Turkish translations for gravity:

yerçekimi · çekim · yer çekimi · ağırlık · kütleçekim · önem · other translations

gravity yerçekimi

There are things here that can even hurt me, like this Kryptonite laser or this gravity gun.

Burada bana bile zarar verebilecek şeyler var. Mesela bu kriptonit lazeri veya bu yerçekimi silahı.

This planet's generating a gravity field.

Bu gezegen, bir yerçekimi alanı üretiyor.

You see this planet's generating a gravity field.

Görüyor musunuz? Bu gezegen, bir yerçekimi alanı üretiyor.

Click to see more example sentences
gravity çekim

Gravity zero, oxygen level yellow, ready to board the John A. Warden.

Yer çekimi sıfır, oksijen seviyesi sarı. John A. Warden'a binmek için, Hazır.

That's a lot of gravity.

Bu çok fazla bir çekim gücü.

That even gravity will be defeated.

Yer çekimi bile mağlup olacak.

Click to see more example sentences
gravity yer çekimi

Gravity zero, oxygen level yellow, ready to board the John A. Warden.

Yer çekimi sıfır, oksijen seviyesi sarı. John A. Warden'a binmek için, Hazır.

Yeah, it's like gravity.

Evet. Yer çekimi gibi.

That's not talent, that's gravity.

Bu yetenek değil, yer çekimi.

Click to see more example sentences
gravity ağırlık

I'm not that heavy in this gravity.

Bu yer çekiminde o kadar da ağır değilim.

This situation actually carries with it a certain heh gravity.

Bu durum beraberinde aslında büyük bir "ağırlık" taşıyor.

Gravity and weight remain.

Yerçekimi ve ağırlığı kalır.

Click to see more example sentences
gravity kütleçekim

Isaac Newton later identified that force as gravity.

Daha sonra Isaac Newton bu kuvveti kütleçekim olarak tanımladı.

But one thing never changes gravity.

Ancak tek bir şey asla değişmedi; kütleçekim.

gravity önem

Gravity is very important.

Yerçekimi çok önemli bir şeydir.