English-Turkish translations for grease:

yağda, yağ · grease · gres · gres yağı · yağlamak · other translations

grease yağda, yağ

Carter, Babs, Tom Tucker, Angela, Opie, Carl, Herbert, Jillian, Consuela, Giant Chicken and Greased-up Deaf Guy!

Hartman, Bruce Carter, Babs, Tom Tucker, Angela, Opie, Carl, Herbert Jillian, Consuela, Dev Tavuk, Yağlanmış Sağır Adam!

This was behind the same refrigerator written in grease.

Bu aynı buzdolabının arkasında yağ ile yazılıydı.

Well, this is possibly grease.

Bu, muhtemelen yağ lekesi.

Click to see more example sentences
grease grease

The Grease Band and myself thank you all very much, indeed.

Grease Grubu ve ben size gerçekten çok teşekkür ederiz.

I saw you in Grease twice.

Seni Grease'de gördüm iki kere.

How psyched are you for Grease auditions?

Grease seçmeleri için sen de çok heyecanlı mısın?

Click to see more example sentences
grease gres

Dave loves grease day.

Dave gres gün seviyor.

They've got blood and grease on them.

Üzerlerinde kan ve gres yağ lekesi var.

Remember, tomorrow is grease day.

Yarın gres gün, unutmayın.

Click to see more example sentences
grease gres yağı

What is that, grease?

Nedir o, gres yağı mı?

grease yağlamak

Great work greasing pump jacks.

Pompaları yağlamak harika bir iş.