English-Turkish translations for grease:

yağda, yağ · grease · gres · gres yağı · yağlamak · other translations

grease yağda, yağ

Lest I forget, pick up grease, salt, flour and bacon.

Unutmadan yağ, tuz, un ve domuz pastırması al.

Acne, grease, coats and crisps.

Akne, yağ, palto ve patates cipsi

The big fellow there, feeding on the smaller, red grease-eaters is of a savage species called Camponotus vicinus Mayr.

Daha küçük ve kırmızı yağ yiyicilerle beslenen şu büyük birey Camponotus vicinus Mayr denen yırtıcı bir türe ait.

Then you're gonna pull K.P., the grease pit!

Sonra da sen K.P.'yi çekersin, şu yağ çukurunu!

Written in grease.

Yağ ile yazılmış.

Quahog's own Greased-up Deaf Guy.

Quahog'ın Yağlanmış Sağır Çocuğu

Diesel and that weight multipurpose grease are used on semis.

Dizel ve bu çok amaçlı yağ tırlarda kullanılır.

There's grease under his fing Fingernails.

Tırnaklarının altında yağ Yağ var.

Let's grease up the hinges, and listen, Ioosey-goosey, baby, loosey-goosey.

Menteşeleri biraz yağla, bir de, biraz dalgalan, yavrum, biraz sallan.