English-Turkish translations for great:

harika · büyük · çok · iyi · çok iyi · çok güzel · mükemmel · muhteşem · müthiş · çok büyük · kocaman · önemli · yüce · yetenekli · fazla · âlâ · usta · muazzam · ulu · ünlü · uzun · yüksek · nefis · parlak · iri · sürekli · asil · azametli · görkemli · fantastik · meşhur · koskoca · cüsseli · other translations

We also found translations for word great in Turkish.

great harika

You trust him because he's a great father and he's a great husband, and he's your best friend.

Ona güveniyorsun çünkü, Julian harika bir baba ve harika bir koca. Ve senin en iyi arkadaşın.

Yeah, it's great for me, too.

Evet, benim için de harika.

That's a great idea.

Bu harika bir fikir.

Click to see more example sentences
great büyük

And from everything that people have said, he was just this great guy, you know?

Ve insanlar söylediler her şey gelen, o sadece bu büyük adam, biliyor musun oldu?

It's a great honor for us.

Bu bizim için büyük bir onur.

That's a great piece of luck for you, Mary.

Bu senin için büyük bir şans, Mary.

Click to see more example sentences
great çok

But you know what? This is gonna be a great new year because you're coming home really soon.

Ama bu yıl var ya harika bi yıl olacak... .çünkü çok yakında eve geliyorsun

You know what? If it makes you happy, I think it's great.

Eğer seni mutlu ediyorsa bence bu çok güzel bir şey.

Oh, hey! Great night last night.

Selam, dün gece çok iyiydi.

Click to see more example sentences
great iyi

You trust him because he's a great father and he's a great husband, and he's your best friend.

Ona güveniyorsun çünkü, Julian harika bir baba ve harika bir koca. Ve senin en iyi arkadaşın.

No, no, it's great.

Hayır, hayır, çok iyi.

Oh, this is great! Great.

Oh, bu mükemmel! çok iyi.

Click to see more example sentences
great çok iyi

That's a really good idea. It's a great idea.

Bu çok iyi fikir. gerçekten harika bir fikir.

Dad, that is so great.

Bu çok iyi, baba.

He's always been a great friend.

Daima çok iyi bir dosttu.

Click to see more example sentences
great çok güzel

You have a beautiful family and it's great to be part of it tonight.

Çok güzel bir aileniz var ve bu gece onun bir parçası olmak harika.

This place looks really, really great.

Burası gerçekten çok güzel olmuş.

It's great to see you this evening.

Bu gece sizi görmek çok güzel.

Click to see more example sentences
great mükemmel

Is that a good thing? it's a great thing.

Bu iyi bir şey mi? Mükemmel bir şey.

All right, this is great.

Pekala, bu mükemmel. Tamam.

She's really pretty and has a great body

O gerçekten hoş ve mükemmel vücudu var.

Click to see more example sentences
great muhteşem

You didn't do anything wrong and you're a great kid.

Yanlış bir şey yapmadın ve sen muhteşem bir çocuksun.

That's actually a really great idea.

Aslına bakarsan, bu muhteşem bir fikir.

You look great and beautiful

Muhteşem ve güzel görünüyorsunuz

Click to see more example sentences
great müthiş

This could be a really great thing for you.

Bu senin için gerçekten müthiş bir şey olabilir.

No. This place is great.

Hayır, burası müthiş bir yer.

God, isn't he great? No.

Tanrım, o müthiş değil mi?

Click to see more example sentences
great çok büyük

I know, and it's great that it's your big night.

Biliyorum, bu senin için çok önemli ve büyük bir gece.

A lot of great things going.

Büyük bir çok şey oluyor.

You're gonna be a great writer someday.

Bir gün çok büyük bir yazar olacaksın.

Click to see more example sentences
great kocaman

You trust him because he's a great father and he's a great husband, and he's your best friend.

Ona güveniyorsun çünkü, Julian harika bir baba ve harika bir koca. Ve senin en iyi arkadaşın.

And that's just what we are, one great big heart.

İşte biz de öyleyiz. Bir büyük, kocaman kalp.

Across this huge area, great sheets and rivers of lava burned for thousands of years.

Bu kocaman bölgede büyük lav tabakaları ve nehirleri binlerce yıl boyunca yandı.

Click to see more example sentences
great önemli

I know, and it's great that it's your big night.

Biliyorum, bu senin için çok önemli ve büyük bir gece.

I'm not so great at lying, and this is really important to my dad.

Yalan söyleme de hiç de iyi değilim ayrıca bu babam için çok önemli.

Is this a great moment?

Bu önemli bir an mı?

Click to see more example sentences
great yüce

You are a great man, and a hero.

Sen yüce bir adam ve bir kahramansın.

Forgive me, O Great Caesar, but I might have an idea.

Bağışlayın beni, Yüce Sezar ama sanırım bir fikrim var.

But Reggie, The Great Turkey told me

Ama Reggie, Yüce Hindi bana dedi ki

Click to see more example sentences
great yetenekli

Yeah, he's good, but he's not great.

Yetenekli ama, o kadar da iyi değil.

Oh, great. a great young talent like Vincent Chase.

Ah, harika. Vincent Chase gibi büyük genç bir yetenek.

She was a great student and a gifted surgeon.

Çok iyi bir öğrenci ve yetenekli bir cerrahtı.

Click to see more example sentences
great fazla

Well, that's great, but how long before more is too much?

Şey, bu harika ama ne kadar zaman önce bunlar çok fazla gelirdi?

Oh, great, more people.

Harika, daha fazla kişi.

And he's very sweet and wealthy. But the age difference is too great.

Çok tatlı, çok varlıklı ama aradaki yaş farkı çok fazla.

Click to see more example sentences
great âlâ

All right, so it's a great idea.

Pekâlâ, pekâlâ. Bu çok güzel bir fikir.

We'll still have a great night.

Hâlâ mükemmel bir gece olacak.

He's still doing great.

Durumu hâlâ çok iyi.

Click to see more example sentences
great usta

He's a master thief, a master, and a great man.

Usta bir hırsız, bir üstat, ve harika bir adam.

Come on, I'm a great driver.

Hadi ama, ben usta bir şoförüm.

I am Hiro And this is the great swordsman Takezo Kensei

Adım Hiro ve bu da büyük kılıç ustası Takezo Kensei.

Click to see more example sentences
great muazzam

It's a great life.

Muazzam bir hayat bu.

He has a great voice.

Muazzam bir sesi vardır.

First bring me a great, big, enormous scotch.

İlk olarak, bana büyük bir getir büyük, muazzam viski.

Click to see more example sentences
great ulu

But the great spirit said, "no".

Ama Ulu Ruh dedi ki, "Hayır".

The Great Khan knows this.

Ulu Han bunu biliyor.

The Great Khan lives, then.

Ulu Han yaşıyor o zaman!

Click to see more example sentences
great ünlü

Rich and famous, great and the good. All right.

Zengin ve ünlü, harika ve iyi. Tamam.

It's a great day to be famous.

Ünlü olmak için müthiş bir gün.

She's a great poet. Under a dead blue sky on a distant beach

Ünlü bir şair. masmavi bir gökyüzü altında uzak bir kumsalda

Click to see more example sentences
great uzun

His show was great, but that was a long time ago, okay?

Şovu iyiydi ama bu çok uzun zaman önceydi, tamam mı?

So it's a big step, and he's got a long journey and great plans.

Bu çok büyük bir adım önünde uzun bir yol var büyük planlar.

It's a long way to the great market.

Büyük pazara kadar uzun bir yol var.

Click to see more example sentences
great yüksek

The great fish has chosen you for a higher purpose.

Koca Balık, seni yüksek bir amaç için seçti.

This is Columbus University, a great center of higher learning.

Burası Columbus Üniversitesi, büyük bir yüksek öğrenim merkezi.

For you."But then I realized there is great warmth and beauty

Ama daha sonra daha yüksekte büyük bir sıcaklık ve güzellik

Click to see more example sentences
great nefis

Every day is a great day when you are here. Today is your most fortunate day.

Burada her gün nefis bir gündür ama bugün senin için en talihli gün.

It's a great ring, isn't it?

Nefis bir yüzük, değil mi?

What a great and delicious idea.

Ne muhteşem ve nefis bir fikir.

Click to see more example sentences
great parlak

We've got a great young team with a bright future ahead of us.

Önümüzde çok parlak bir gelecek ile müthiş bir genç takımımız var.

All things bright and beautiful, all creatures great and small.

Her şey parlak ve güzel, tüm yaratılanlar büyük veya küçük.

All things bright and beautiful All creatures great and small All things wise and wonderful The Lord God made them all

Parlak ve güzel her şey Küçük ve mükemmel bütün yaratılanlar Bilge ve harika her şey Bütün hepsini Tanrı yarattı

Click to see more example sentences
great iri

And to protect me, a great big fat guy.

Ve de beni koruyacak iri, şişko bir tip.

Like a great ape, but bigger faster and a lot more agile.

İri bir maymuna, ama daha büyük daha hızlı ve çok daha çevik.

A great big Russian.

İri yarı bir Rus.

Click to see more example sentences
great sürekli

Yeah, mine was all, "thanks for your great work.

Evet, benimki de sürekli, "harika için teşekkürler

This is the amazing story of an ever-changing natural miracle, the Great Barrier Reef

Bu, sürekli değişen bir doğal mucizenin harika hikayesi Büyük Set Resifi'dir.

I wish you nothing but great and perpetual happiness!

Sana başka bir şey olsaydı büyük ve ama sürekli mutluluk!

Click to see more example sentences
great asil

Join us, O great and noble flaming one.

Bize katıl, ey büyük ve asil kral.

It will be a great day for we nobles.

Biz asiller için muhteşem bir gün olacak.

Great men, honorable men!

Asil adamlar, onurlu adamlar!

Click to see more example sentences
great azametli

O great and magnificent Emperor!

Ey yüce ve azametli İmparator!

There's greatness in him, sir.

Çocukta azamet var efendim.

You have greatness in you, Harold.

Sende büyük bir azamet var Harold.

Click to see more example sentences
great görkemli

A great and glorious Crusade against the Infidel.

Büyük ve görkemli Haçlı ordusu kâfirlere karşı.

The Earthling Bastian Balthazar Bux and Atreyu the warrior from the Great Plains

Dünyalı çocuk Bastian Balthazar Bux ve Atreyu Görkemli Ova'lardan gelen savaşçı

You have potentiaI for that kind of greatness.

Bu tür bir görkem için potansiyelin var.

great fantastik

Great job, fantastic.

Harika iş, fantastik!

Oh, yeah. lt"s great fun, fantastic!

Oh, evet. Müthiş eğlenceli, fantastik!

great meşhur

Her husband is that great Polish actor, Joseph Tura.

Kocası, şu meşhur Polonyalı aktör, Joseph Tura.

That great Polish actor, Joseph Tura.

Meşhur Polonyalı aktör, Joseph Tura.

great koskoca

Sure, you are great Hüseyin Agha, right?

Tabii, sen koskoca Hüseyin Ağasın, değil mi?

great cüsseli

A sizeable man represents great wealth and power.

Evet. Cüsseli bir adam zenginliği ve gücü temsil eder.