English-Turkish translations for grief:

kederli, keder · acı · yas · üzüntü · keder acı · hüzün · matem · dert · other translations

grief kederli, keder

Grief, anger, fear and especially love, will never threaten you again.

Keder, öfke, korku ve özellikle aşk, bir daha seni asla tehdit edemeyecek.

But your grief, that shows how much you loved her.

Ama kederin onu ne kadar çok sevdiğini gösteriyor.

Grief demands an answer, but sometimes there isn't one.

Keder cevap talep eder ama bazen de cevap yoktur.

Click to see more example sentences
grief acı

You think he gave me so much grief, just to protect me?

Sadece beni korumak için mi bana bu kadar acı verdi sizce?

Because I have given you so much grief and trouble.

Çünkü sana çok fazla acı ve dert verdim.

And my mother's grief and I

Ve annemin acısı ve benim

Click to see more example sentences
grief yas

I'm grieving. It's a big loss, and grief is a process.

Üzüntü içerisindeyim, bu büyük bir kayıp ve yas bir süreçtir.

There will be time for grief later.

Yas için daha sonra vakit olacak.

For seven days, Xerxes mourned paralyzed by grief.

Yedi gün boyunca Xerxes yas tuttu, acısı onu felç etmişti.

Click to see more example sentences
grief üzüntü

Maybe from excessive fear, grief or some sort of emotional trauma.

Belki aşırı korku, üzüntü ya da bir tür duygusal travma yüzünden.

A little grief, a little excitement and bye-bye!

Biraz üzüntü, biraz heyecan ve güle güle.

I'm grieving. It's a big loss, and grief is a process.

Üzüntü içerisindeyim, bu büyük bir kayıp ve yas bir süreçtir.

Click to see more example sentences
grief keder acı

Pain and grief.

Acı ve keder.

It means "Pain and grief.

Anlamı, "acı ve keder.

Love, sadness, pain, grief.

Aşk, hüzün, acı, keder.

Click to see more example sentences
grief hüzün

Instead of happy memories I've only got grief.

Mutlu anılar yerine, elimde sadece hüzün var.

Beyond sorrow and grief.

Hüzün ve kederin ötesinde.

Love, sadness, pain, grief.

Aşk, hüzün, acı, keder.

Click to see more example sentences
grief matem

But he's gone now and I don't believe in grief.

Ama o artık yok ve ben mateme inanmıyorum.

Oh, enough about grief.

Bu kadar matem yeter.

grief dert

Because I have given you so much grief and trouble.

Çünkü sana çok fazla acı ve dert verdim.