English-Turkish translations for grind:

eziyet · öğütme · ezmek · other translations

grind eziyet

It's gonna be a grind.

Bu bir eziyet olacak.

Your mother grind the reins with you leave with me gibts not something but.

Annen seninle dizginleri eziyet bana bırakın ama bir şey değil gibts.

And this grind?

Ve bu eziyet?

Click to see more example sentences
grind öğütme

Had an electric icebox, a gas hearth And a garbage grinde built into the sink.

Elektrikli bir dondurucumuz, bir gaz ocağımız ve lavaboya monte bir çöp öğütme makinemiz vardı.

Well, go ahead, grind it up Brady's past, Cates' future.

Güzel, öğütmeye devam et. Brady geçmiş, Cates gelecek.

Grinding, drilling, abrading. Raping, milling.

Bileme, delme, aşınma bozma, öğütme.

grind ezmek

I'll do the bumping, but find somebody else to grind.

Ben çarparım ama, ezmek için başka birini bul.