English-Turkish translations for grocery:

market · bakkalı, bakkal · yiyecek · erzak · bakkal dükkânı · other translations

grocery market

I mean, you work for, like, a grocery store chain or something like that, right?

Yani, sen bir market zinciri için çalışıyorsun ya da öyle bir şey, değil mi?

I'll do the grocery shopping this week, okay?

Bu hafta market alışverişini ben yaparım tamam mı?

Oh, and her name's Mandy, not Grocery Ho.

Bu arada onun adı Mandy, market kaşarı değil.

Click to see more example sentences
grocery bakkalı, bakkal

I couldn't find a gun store or a grocery store, but I found a dry cleaner.

Ben bir silah deposu bulamadı ya da bir bakkal, ama bir kuru temizleme bulundu.

The grocery woman what's her name?

Bakkal kadın. Adı neydi onun?

Yes, she's gone grocery shopping.

Evet, bakkal alışverişine gitti.

Click to see more example sentences
grocery yiyecek

There's some money for groceries.

Burada yiyecek için para var.

And food and groceries.

Bir de yiyecek ve erzak?

I brought you some groceries.

Birkaç yiyecek bir şey getirdim.

Click to see more example sentences
grocery erzak

Come and help me with the groceries.

Gel de bana şu erzaklar için yardım et.

And food and groceries.

Bir de yiyecek ve erzak?

Or groceries or, like, Xbox games?

Veya erzaklar, veya Xbox oyunları?

Click to see more example sentences
grocery bakkal dükkânı

Grocery store, please.

Bakkal dükkânı, lütfen.

Liquor store or groceries?

İçki dükkânı mı, bakkal mı?