English-Turkish translations for grotesque:

gülünç · garip · acayip · anlamsız · kaba · komik · other translations

grotesque gülünç

So here's the professor's oldest friend, a grotesque, stinking lobster!

Karşınızda profesörün en eski arkadaşı, gülünç, kokuşmuş ıstakoz!

But a man grotesque and ridiculous a disgraceful man, was great.

Ama garip ve gülünç bir adam utanç verici bir adam, harikaydı.

This is grotesque. I'm sorry.

Bu gülünç durum için özür dilerim.

Click to see more example sentences
grotesque garip

But a man grotesque and ridiculous a disgraceful man, was great.

Ama garip ve gülünç bir adam utanç verici bir adam, harikaydı.

If by Human you mean clad in a grotesquely proportioned exoskeleton, yes very Human.

Eğer insan ölçülerinde bir hayvanın kabuğuyla garip bir biçimde giydirildiyse, evet, oldukça insan.

You're grotesque and disgusting!

Sen çok garip ve tiksindiricisin!

grotesque acayip

A fool A grotesque one

Bir aptal, acayip bir şey.

Grotesque serial killing

Acayip, seri cinayetler.

Your enormous grotesque body, contains Quantonium.

Senin kocaman ve acayip vücudun, Quantonium'u durdurdu.

grotesque anlamsız

No. Of course. That would be grotesque.

Evet tabii, bu çok anlamsız olur.

A grotesque, screeching cacophony becomes a single melody.

Anlamsız, cırtlak ahenksizlik tek bir melodi haline geliyor.

grotesque kaba

It's a grotesque diplomatic exchange, Foreign Secretary.

Kaba bir diplomatik takas, Dışişleri Bakanım.

This party mustn't turn into a grotesque funfair.

Bu parti kaba bir panayır gösterisine dönüşmemeli.

grotesque komik

A grotesque named Farnum.

Farnum adında komik biri.