groups

This will be their first weekend, or rather our weekend because our group will be there too.

Bu onların ilk hafta sonu olacak, ya da bizim ilk hafta sonumuz çünkü grubumuz da orada olacak.

This is a highly unusual relationship, and that's what this support group is for.

Bu son derece sıra dışı bir ilişki ve bu destek grubu da bunun için var.

You're a very sweet woman, and this has been a great group.

Sen çok tatlı bir kadınsın, bu da harika bir grup olmuş.

It's a good move for you. It's a really good group over there.

Senin için iyi bir hareket, İyi bir grubun var, bekle.

A group of good friends having fun, doing nice things for each other.

Bir grup iyi arkadaş eğleniyor birbirleri için hoş şeyler yapıyor.

There is always a group of interesting people here.

Burada her zaman ilginç bir grup insan vardır.

You know what else isn't good for group?

Grup için başka ne iyi değil biliyor musun?

Well, Leonard is not a part of this study group. So you apologize right now to

Leonard bu çalışma grubunun bir parçası değil, o yüzden hemen özür dile

We're a tight group, but I think there's room for one more.

Biz küçük bir grubuz, ama sanırım bir kişi için daha yer var.

You think it's, like, a group or one person?

Bir grup ya da bir kişi mi? Ne düşünüyorsun?