English-Turkish translations for growth:

büyüme · gelişme · gelişim · büyümüş şey · artış · other translations

growth büyüme

A future of economic growth, freedom, and happiness.

Ekonomik büyüme, özgürlük ve mutluluk dolu bir gelecek.

Oh, and human growth hormone

Ah, ve insan büyüme hormonu

Ultrasound shows rapid growth, but no movement.

Ultrason hızlı büyüme gösteriyor ama hareketlilik yok.

Click to see more example sentences
growth gelişme

Hundreds of years of growth gone in a few hours.

Yüzlerce yıl süren gelişme, birkaç saat içinde yok olur.

This is growth, Jack.

Bu bir gelişme, Jack.

No growth times two.

İki kez gelişme yok.

Click to see more example sentences
growth gelişim

See, Charles, that's why they call it "personal growth.

Görüyorsun Charles, işte bu yüzden buna "kişisel gelişim" diyorlar.

There's been enough doom and gloom and personal growth for one day.

Bir gün için yeterince azap, hüzün ve kişisel gelişim oldu.

Personal growth is so painful.

Kişisel gelişim ne kadar acı verici!

Click to see more example sentences
growth büyümüş şey

She's a dermatologist and I have a hideous growth on my foot.

Hadi ama! O bir dermatolog ve benim ayağımda büyüyen berbat bir şey var.

I'm Devon and this growth on my neck is Cornwall.

Ben Devon ve boynumda büyüyen bu şey ise Cornwall.

growth artış

Zero population growth.

Sıfır nüfus artışı.

Exponential growth that's the key.

Logaritmik artış Anahtar bu.