English-Turkish translations for gruesome:

korkunç · ürkütücü · dehşetli · dehşet verici · ürpertici · other translations

gruesome korkunç

A gruesome fate for a gruesome man.

Korkunç bir adam için korkunç bir kader.

to die a horrible and gruesome death,

dehşet verici ve korkunç bir ölümle lanetledi.

Your Honor, she is charged with a gruesome crime.

Sayın hakim, o korkunç bir suçla yargılanıyor.

Click to see more example sentences
gruesome ürkütücü

Well, it's a rather gruesome prophecy.

Bu oldukça ürkütücü bir kehanet.

The ice-truck killer left me a gruesome souvenir.

Buz kamyonu katili bana ürkütücü bir yadigâr bıraktı.

My God, Fanny, that's gruesome.

Tanrım, Fanny, bu çok ürkütücü.

Click to see more example sentences
gruesome dehşetli

But I've never seen such gruesome deaths.

Fakat böyle dehşet verici ölümler görmemiştim.

to die a horrible and gruesome death,

dehşet verici ve korkunç bir ölümle lanetledi.

It's gruesome!

Dehşet verici!

gruesome dehşet verici

But I've never seen such gruesome deaths.

Fakat böyle dehşet verici ölümler görmemiştim.

to die a horrible and gruesome death,

dehşet verici ve korkunç bir ölümle lanetledi.

It's gruesome!

Dehşet verici!

gruesome ürpertici

Hello, tall, dark and gruesome.

Merhaba uzun, karanlık, ürpertici şey.

A tragedy befell an innocent family gruesome, horrific, and hellish.

Masum bir aile, tüyler ürperten, bir trajedi yaşamıştı.