English-Turkish translations for guarantee:

garanti · garanti etmek · garantili · teminat · güvence · garantilemek · kefil · sağlamak · kefil olmak · other translations

guarantee garanti

But I can guarantee you something much more rare and a lot more fun, man.

Ama sana çok daha nadir ve daha çok eğlenceli bir şey garanti ederim, adamım.

And I can guarantee you, you and your girlfriend will be satisfied.

Ve sizi garanti ederim, siz ve kız arkadaşınız tatmin olacaksınız.

And what can guarantee that?

Ve bunu ne garanti edebilir?

Click to see more example sentences
guarantee garanti etmek

And I guarantee you every single person in this room will one day be president of the United States.

Ve size garanti ediyorum bu odadaki her bir kişi bir gün Birleşmiş Devletlerin başkanı olacak.

Can't guarantee that won't happen, especially with a new gun.

Bunun olmayacağını garanti edemem, özellikle de yeni bir silahla.

But I can't guarantee

Ama ben garanti edemez

Click to see more example sentences
guarantee garantili

That one always works, it's guaranteed.

Bu her zaman işe yarar, garantili.

And there is one guaranteed way of getting inside.

Ve içeri girmenin, garantili tek bir yolu var.

But I've got guaranteed skill training.

Ama bende garantili eğitim var.

Click to see more example sentences
guarantee teminat

Because nothing is guaranteed, nothing is secured in this world.

Çünkü hiçbir şeyin garantisi yok, bu dünyada hiçbir şey teminat altında değil.

I can't imagine a better guarantee.

Daha iyi bir teminat düşünemiyorum.

I see young Herr Kessler hasn't paid his guarantee yet.

Görüyorum ki, genç bay Kessler teminat parasını henüz.

Click to see more example sentences
guarantee güvence

Is that a guarantee, Henry?

Bu bir güvence mi, Henry?

We have guaranteed Belgium's neutrality.

Belçika'nın tarafsızlığına güvence vermiştik.

guarantee garantilemek

And this guarantees victory.

Ve bu zaferi garantileyen şey.

You've been guaranteed a robust sex life, Mr. Blank.

Sağlıklı bir seks hayatını garantiledin Bay Blank.

guarantee kefil

FlTZGlBBON: So you guaranteed Mrs. Quimp's rent?

Bayan Quimp'in kirasına kefil mi oldun?

guarantee sağlamak

I knew that guaranteed me a long, depression-free life.

Bunun bana uzun ve tasasız bir hayat sağlayacağını biliyordum.

guarantee kefil olmak

FlTZGlBBON: So you guaranteed Mrs. Quimp's rent?

Bayan Quimp'in kirasına kefil mi oldun?