English-Turkish translations for guilt:

suçluluk · suçluluk duygusu · suçsuz ., suç, suçsuz · pişmanlık · utanç · kusur · other translations

guilt suçluluk

Then is your heart heavy with guilt or just plain heavy and none of this guy's business?

O zaman kalbin suçluluk ile ağırlaşmış ya da sadece ağır ve bunlar bu adamın meselesi değil.

Without guilt, there would be heaven on earth.

Suçluluk duygusu olmayan bir dünya cennet olurdu.

There's no evidence except his own guilt fantasies.

Kendi suçluluk hayalleri dışında bir delil yok.

Click to see more example sentences
guilt suçluluk duygusu

Now, do yourself a favor and stop with the guilt.

Kendine bir iyilik yap ve suçluluk duygusundan kurtul.

Never underestimate the power of guilt, Amanda.

Suçluluk duygusunun gücünü asla hafife alma Amanda.

Maybe it's the guilt.

Belki de suçluluk duygusu.

Click to see more example sentences
guilt suçsuz ., suç, suçsuz

Guilt isn't a sin, but in your case maybe it should be.

Suç bir günah değildir, fakat senin durumunda belki de olmalı.

Could be a metaphor for communism or it could symbolize guilt.

Komünizm için bir mecaz olabilir ya da suçu simgeliyor olabilir.

You have no guilt.

Senin bir suçun yok.

Click to see more example sentences
guilt pişmanlık

It's normal to feel guilt and regret in these situations.

Böyle durumlarda suçluluk ve pişmanlık hissetmek normal bir şey

Guilt shame remorse.

Suçluluk utanç pişmanlık.

He's shown no remorse or guilt.

Pişmanlık ya da suçluluk göstermiyor.

Click to see more example sentences
guilt utanç

Full of guilt and shame.

Suçluluk ve utanç dolu.

I'm filled with guilt and shame.

Suçluluk ve utançla dolu olan benim.

Shame, guilt, disgrace.

Utanç, suçluluk, rezillik.

Click to see more example sentences
guilt kusur

That flaw leads him to guilt.

Bu kusur da onu suça götürür.