gums

My sister Pam and I practiced in the parking lot and then she bought me bubble gum ice cream.

Kız kardeşim Pam ve ben park yerinde çalıştık sonra o da bana sakızlı dondurma aldı.

There's probably some kind of gum for that, too, right?

Bunun içinde bir tür sakız vardır herhalde değil mi?

I've got some chocolate and some gum.

Bende biraz çikolata ve biraz da sakız var.

Give me the gum, okay?

Sakızı bana ver, tamam mı?

Give me the gum, Frank, please?

Sakızı bana ver, Frank, lütfen?

This place smells like strawberry gum.

Burası çilekli sakız gibi kokuyor!

Am I crazy or is that a lot of gum?

Ben deli miyim, yoksa bu biraz fazla mı?

Give me your gum. I'll show you a trick.

Sakızı bana ver sana bir numara göstereceğim.

Do you want a stick of gum?

Bir Bir tane sakız ister misin?

Some cash, some gum, and uh what do you think?

Biraz para, birkaç sakız ve Bu ne sence?