English-Turkish translations for gun:

silahsız, silah, silahlı · tüfek · tabanca · makineli · ateşli silah · ateş etmek · vurmak · top · avcı · other translations

We also found translations for word gün in Turkish.

gun silahsız, silah, silahlı

But I've found a dead man, and I've got the gun that killed him.

Ama ben ölü bir adam buldum ve onu öldüren silah da bende.

And if he killed all of these people, then why was he using different guns?

Ve eğer tüm bu insanları o öldürmüşse o zaman neden farklı silah kullanıyordu ki?

Just put the gun down.

Sadece şu silahı indir.

Click to see more example sentences
gun tüfek

this isn't a gun, it's a rifle. And this rifle has a name, and her name is Jenny.

Bu bir silah değil, bir tüfek bu tüfeğin bir ismi var, adı da Jenny." dedi.

That's a heavy machine gun.

Bu bir ağır makineli tüfek.

He has gun batteries and machine guns. Here, here and here.

Burada, burada ve burada topları ve makineli tüfekleri var.

Click to see more example sentences
gun tabanca

So I sent the kids to school, and I went and bought a gun.

Ben de çocukları okula yolladım ve gidip bir tabanca satın aldım.

There's only four of them left, and without them this gun is useless.

Sadece dört tane kaldı. Onlarsız bu tabanca bir işe yaramaz.

What's this gun doing here?

Peki bu tabancanın burada işi ne?

Click to see more example sentences
gun makineli

Let's see, you've got a time machine, I've got a gun.

Bir bakalım! Sen de bir zaman makinesi, bende de bir silah var.

That's a heavy machine gun.

Bu bir ağır makineli tüfek.

Big Mac gave me the machine gun.

Koca Mac bana bir makineli verdi.

Click to see more example sentences
gun ateşli silah

There was a gun, because he shot at me.

Bir silah vardı, çünkü bana ateş etti.

He had a gun but I shot him first.

Silahı vardı ama önce ben ateş ettim.

Why did you fire the gun?

Neden o silahla ateş ettin?

Click to see more example sentences
gun ateş etmek

There was a gun, because he shot at me.

Bir silah vardı, çünkü bana ateş etti.

So you're saying you think The driver shot her and left the gun?

Yani sen sürücü ona ateş etti ve silahı bıraktı diyorsun?

You ever shot a gun before, boy?

Daha önce hiç ateş ettin mi, çocuk?

Click to see more example sentences
gun vurmak

Come on, come on, shoot me now, or put down the gun.

Hadi, hadi, ya beni hemen şimdi vur, ya da silahını indir.

The guy had a gun, he shot a police officer.

Adamın silahı vardı ve bir polis memurunu vurdu.

Which could mean your suspect shot the victim using a different gun.

Bu da sizin şüpheli, kurbanı farklı bir silahla vurmuş, demek olabilir.

Click to see more example sentences
gun top

Is Top Gun like your favorite movie?

Top Gun senin en sevdiğin film mi?

He has gun batteries and machine guns. Here, here and here.

Burada, burada ve burada topları ve makineli tüfekleri var.

Not exactly, but his favorite movies are Top Gun and memphis Belle.

Tam olarak değil, ama favori filmleri Top Gun ve Memphis Belle olunca.

Click to see more example sentences
gun avcı

This hunter must have such a gun.

Bu avcının böyle bir silahı olmalı.

Cause hes got the hunter, and the hunters got the gun.

Çünkü o, avcının yanında ve avcıda da silah var.