English-Turkish translations for gut:

bağırsak · içgüdü, içgüdüsel · önemli · temizlemek · ciddi · barsak · göbek · other translations

We also found translations for word gut in Turkish.

gut bağırsak

Because, I mean, that's a lot of blood and guts in there.

Yani demek istediğim içeride çok fazla kan ve bağırsak var.

Blood and guts.

Kan ve bağırsak.

If possible, something soft and fleshy yeah, like some guts, perhaps?

Eğer mümkünse, yumuşak ve taze bir şey evet, belki, biraz bağırsak gibi?

Click to see more example sentences
gut içgüdü, içgüdüsel

You can laugh but it's a real gut feeling.

Gül, ama gerçek bir içgüdüsel his bu.

But as a citizen yourself, don't you have a gut reaction?

Fakat bir vatandaş olarak, senin de içgüdüsel bir tepkin yok mu?

But there's good gut, and then there's bad.

Ama iyi içgüdü vardır ve kötü içgüdü.

Click to see more example sentences
gut önemli

That's important to you, isn't it guts?

Bu sizin için önemli, değil mi? Cesaret etmek?

What is so important about this gut-twisting, back-busting man-killing goddamn race?

İnsanın belini büken, anasını ağlatan, canına okuyan bu yarışın nesi bu kadar önemli?

gut temizlemek

He gutted me like a fish.

Bir balık gibi temizledi beni.

You've still got that dragon-gutting dagger of his, don't you?

Onun ejderha temizleyici hançeri hâlâ sende, değil mi?

gut ciddi

Swamp Gut having serious indigestion problems.

Bataklık Bağırsağı ciddi hazımsızlık sorunu yaşıyor.

gut barsak

You're just a smear on the sports page you slimy, gut-sucking, intestinal parasite!

Sen sadece spor sayfasında bir lekesin seni yapışkan, kan emici, barsak paraziti!

gut göbek

Just bulky sweaters and beer guts.

Hantal kazaklar ve bira göbekleri.