English-Turkish translations for guts:

cesaret · bağırsaklar, bağırsak · yürek, yürekli · other translations

guts cesaret

I guess this is what it's like to have your hands inside some guy's guts, huh?

Ben bu gibi ne olduğunu tahmin Ellerini içeride olması bir adamın cesareti, ha?

That's important to you, isn't it guts?

Bu sizin için önemli, değil mi? Cesaret etmek?

Real old-fashioned guts, for Dave "Killer"Carlson to jump into that fight with Tim" Dr Hook" McCracken.

Gerçek eski moda cesaret, Dave "Katil"Carlson için Tim" Dr Hook" McCracken'le kavgaya girmek.

Click to see more example sentences
guts bağırsaklar, bağırsak

Because, I mean, that's a lot of blood and guts in there.

Yani demek istediğim içeride çok fazla kan ve bağırsak var.

Blood and guts.

Kan ve bağırsak.

If possible, something soft and fleshy yeah, like some guts, perhaps?

Eğer mümkünse, yumuşak ve taze bir şey evet, belki, biraz bağırsak gibi?

Click to see more example sentences
guts yürek, yürekli

That took guts, and I'm proud of you.

Bu yürek ister ve seninle gurur duyuyorum.

Have some guts! Go live your own life!

Biraz yürekli ol da, git kendi hayatını yaşa!

Grief, Agent Nielson, real, gut-wrenching grief is not something you can power through or ignore.

Keder, Ajan Nielson gerçek, yürek burkan keder görmezden gelebileceğin bir şey değil.

Click to see more example sentences