English-Turkish translations for gym:

salon · spor salonu · beden · jimnastik · jimnastik salonu · beden eğitimi., beden eğitimi · other translations

gym salon

So Mark told Carl Gordon last night that he needed the gym for a private meeting.

Mark Carl Gordon'a dün gece özel bir toplantı için spor salonuna ihtiyacı olduğunu söylemiş.

There's a gym on every corner.

Her köşede bir spor salonu var.

Two hours in the gym every morning.

Her sabah iki saat spor salonu.

Click to see more example sentences
gym spor salonu

So Mark told Carl Gordon last night that he needed the gym for a private meeting.

Mark Carl Gordon'a dün gece özel bir toplantı için spor salonuna ihtiyacı olduğunu söylemiş.

Oh, and the building has a full gym, a swimming pool and a spa.

Oh, binanın büyük bir spor salonu, bir yüzme havuzu, ve bir de spası var.

What? This building has a gym?

Bu binanın bir spor salonu mu var?

Click to see more example sentences
gym beden

He gets into college as an athlete, and becomes a gym teacher like you.

O üniversiteye bir atlet olarak alınır ve senin gibi bir beden öğretmeni olur.

Richard, that's Ms. Wells, the girls' gym teacher.

Richard, o Bayan Wells, kızların beden öğretmeni.

You still a gym teacher?

Hala beden öğretmeni misin?

Click to see more example sentences
gym jimnastik

Conference rooms, private dining room. Bathrooms and showers. Gym and kitchen.

Konferans salonu, özel yemek salonu, duşlu banyo, jimnastik salonu, mutfak.

Hey, where's your gym bag?

Hey, jimnastik çantan nerede?

She's dressed for the gym.

Jimnastik için giyinmiş.

Click to see more example sentences
gym jimnastik salonu

Conference rooms, private dining room. Bathrooms and showers. Gym and kitchen.

Konferans salonu, özel yemek salonu, duşlu banyo, jimnastik salonu, mutfak.

Shima-san's a gym instructor.

Shima, jimnastik salonunda eğitmen.

gym beden eğitimi., beden eğitimi

Looks like Larry Latiner, the gym teacher.

Beden eğitimi hocası Larry Latnor'a benziyor.