English-Turkish translations for hail:

selamlama · dolu · selamlamak · çağırmak · taksi çağırmak · yağmur · other translations

hail selamlama

Hailing is standard procedure today, too.

Selamlama bugün de standart bir prosedür.

Hailing frequencies open, sir.

Selamlama frekansları açık efendim.

Yeah, hailing is standard procedure today too.

Evet. Selamlama bugün için de standart uygulama.

Click to see more example sentences
hail dolu

No, no, that's not hail.

Hayır, hayır, dolu değil o.

Hail Mary full of grace

Mary Hail zarafet dolu

There would be locusts or frogs or or hail!

Çekirgeler olurdu, ya da kurbağalar. Ya da dolu.

Click to see more example sentences
hail selamlamak

Hail and farewell.

Selamlar ve elveda.

Mr. Worf, will you hail Captain Maxwell?

Bay Worf, Kaptan Maxwell'i selamlar mısınız?

Hail to you, potential client.

Selamlar size potansiyel müşterimiz.

Click to see more example sentences
hail çağırmak

There's money in your bag, go and hail a taxi.

Çantanda para var. Git ve bir taksi çağır.

Get down at Edinburgh station and hail a cab.

Edinburgh istasyonunda in ve bir taksi çağır.

Did somebody hail a whale?

Biri balina çağırdı?

Click to see more example sentences
hail taksi çağırmak

There's money in your bag, go and hail a taxi.

Çantanda para var. Git ve bir taksi çağır.

Get down at Edinburgh station and hail a cab.

Edinburgh istasyonunda in ve bir taksi çağır.

To hail a cab, you don't scream helicopter-helicopter, do you

Taksi çağırmak için, helikopter, helikopter diye bağırmazsın, öyle değil mi?

hail yağmur

Then I neither Cleopatra, the rain, the hail, nor the locusts would be Egypt's worst nightmare.

O zaman, Ne Cleopatra, ne yağmur ne dolu, ne de çekirge Mısır'ın en kötü kabusu olacak.

Forensic countermeasure, wind, hail, rain, mother nature destroys the crime scene.

Forensik önlem, rüzgar, yağmur, dolu. Doğa suç mahallini yok ediyor.