English-Turkish translations for hall:

salon · koridor · belediye · büyük salon · konak · giriş · toplantı salonu · yemekhane · hal · hol · kabul salonu · other translations

We also found translations for word hall in Turkish.

hall salon

Good evening, ladies and gentlemen, and welcome to City Hall.

İyi akşamlar Bayanlar ve Baylar. Şehir Toplantı Salonu'na hoş geldiniz.

A dance hall.

Bir dans salonu.

Uh, bald, brown jacket, heading into the main hall.

Kel, kahverengi ceketli, ana salona doğru ilerliyor.

Click to see more example sentences
hall koridor

Look, we've only got one shot and it's down that hall.

Bak sadece bir şansımız var. O da koridorun sonunda.

But until then, I'll be right across the hall.

Ama o zamana kadar, koridorun karşısında olacağım.

She's so special, she got the only single in the hall.

O o kadar özel ki, koridorda sadece o tek kaldı odasında.

Click to see more example sentences
hall belediye

I have a Town Hall meeting tonight.

Bu gece belediyede bir toplantım var.

Now, gentlemen, City Hall is yours.

Şimdi beyler, belediye binası sizindir.

First marriage happen at polish city hall.

İlk evlilik Polonya belediye binasında oldu.

Click to see more example sentences
hall büyük salon

Ma, it's just a big dance hall, that's all.

Anne, sadece büyük bir dans salonu, hepsi bu.

Something like a big hall?

Büyük bir salon gibi bir şey?

That's a big dance hall.

Büyük bir dans salonu.

Click to see more example sentences
hall konak

Walt Disney Hall.

Walt Disney Konağı.

Farewell, City Hall.

Elveda, Belediye Konağı.

No, there are many halls.

Hayır, bir sürü konak var.

Click to see more example sentences
hall giriş

Here's a small entrance hall.

Burası küçük bir giriş holü.

There was also a crocodile in our entry hall.

Ayrıca giriş holümüzde de bir timsah vardı.

Center hall plan, very traditional.

Merkezi giriş planı, çok geleneksel.

Click to see more example sentences
hall toplantı salonu

Good evening, ladies and gentlemen, and welcome to City Hall.

İyi akşamlar Bayanlar ve Baylar. Şehir Toplantı Salonu'na hoş geldiniz.

A hasty signature for Brazil or Vietnam, a quick visit to hunger strikers, a short meeting at the union hall.

Brezilya ve Vietnam için acil bir imza, açlık grevindekilere hızlı bir ziyaret sendika salonunda kısa bir toplantı.

Two years ago, a missile destroyed a meeting hall in Ghundi Kala.

İki yıl önce, bir füze Ghundi Kala'daki bir toplantı salonunu yok etti.

Click to see more example sentences
hall yemekhane

Hey mess hall's this way.

Hey yemekhane bu tarafta.

TODDMAN: That's the mess hall and the officers' club.

Şurası yemekhane ve şurası da subay kulübü.

Better than that mess-hall crap.

Yemekhane pisliğinden daha iyidir.

hall hal

Tell me, why is Hindley Hall still open?

Söyle bana Hindley Salonu neden hala açık?

Still going to Seton Hall?

Hala Seton Hall'a gidiyorsun?

hall hol

Here's a small entrance hall.

Burası küçük bir giriş holü.

hall kabul salonu

Well, granted it's not a dance hall but it's private.

Şey, kabul edelim burası bir dans salonu değil, özel.