English-Turkish translations for hang:

asmak · dayanmak · kapatmak · takmak · asılı durmak · asılı olmak · asılmak · asma · batmak · other translations

hang asmak

Of course, I had nothing planned for him, so I guess he'll just hang out at the house all day.

Elbette, Ben, onun için planlanmış bir şey vardı bu yüzden o sadece asmak sanırım Bütün gün evde dışarı.

That's a stupid place to hang a mirror.

Burası bir ayna asmak için aptal bir yer.

Your Louis will hang within the hour.

Senin Louis bir saat içinde asılacak.

Click to see more example sentences
hang dayanmak

Just hang in there for one more year, OK?

Sadece bir yıl daha dayan, tamam mı?

Hang on, Jones, you hear me?

Dayan Jones, beni duyuyor musun?

Just hang in there, Mr. Wilson.

Biraz daha dayan, bay. Wilson.

Click to see more example sentences
hang kapatmak

Now say, "I love you, too, honey," and hang up.

Şimdi, "Ben de seni seviyorum, tatlım," de ve kapat.

Okay, no. No, you hang up.

Tamam, hayır, hayır, sen kapat.

Now say, "wrong number" and hang up.

Şimdi "yanlış numara" de ve kapat.

Click to see more example sentences
hang takmak

Wow, look at me. Hanging out drinking with Ernest Hemingway, Van Gogh and Kurt Cobain.

Bana bak, Ernest Hemingway, Van Gogh ve Kurt Cobain ile takılıp içiyorum.

Jules, there are enough people hanging out in this house already.

Jules, bu evde yeteri kadar takılan insan var zaten.

Just two friends hanging out.

Sadece takılan iki arkadaş.

Click to see more example sentences
hang asılı durmak

Is that guy hanging up there dead?

Orada asılı duran adam ölü mü?

It's hanging there still.

Hala orada asılı duruyor.

The shoes are always hanging here.

Ayakkabılar her zaman burada asılı durur.

Click to see more example sentences
hang asılı olmak

Only 'cause I know how important it is, and I can't leave him hanging.

Ne kadar önemli olduğunu bir tek ben bilirim, onu asılı bırakamam.

Are they supposed to be just hanging down like this?

Onlar olması gerekiyordu Sadece bu gibi aşağı asılı?

If you cut the pole he'll be hanging only by the wires!

Eğer kutup kesme Eğer o teller tarafından sadece asılı olacak!

Click to see more example sentences
hang asılmak

It's a terrible thing, hanging, Oliver.

Çok kötü bir şey, asılmak, Oliver.

It's that or you hang.

Ya bu ya da asılırsın.

Terrible thing hanging, Oliver.

Asılmak korkunç bir şeydir Oliver.

Click to see more example sentences
hang asma

And a hanging garden!

Ve bir asma bahçesi!

John, please don't hang these.

John, lütfen bunları asma.

Yes sir, he refused to hang Mangal Pandey

Evet efendim, Mangal Pandey'i asmayı kabul etmedi.

Click to see more example sentences
hang batmak

Now you're overleveraged and hanging on by your fingertips.

Borca batmış durumdasın ve parmak uçlarında duruyorsun.