English-Turkish translations for hapless:

bahtsız, bahtsız. · şanssız · talihsiz · other translations

hapless bahtsız, bahtsız.

Treat it as a hapless woman's helplessness and forgive me.

Bunu bahtsız bir kadının çaresizliği olarak düşün ve beni affet.

Witless bullies and hapless punks.

Akılsız zorbalar ve bahtsız berduşlar.

As trapped and bedevilled as any of the hapless bastards I ever created.

Şimdiye kadar yarattığım bahtsız piçler kadar kıstırılmış ve çileden çıkarılmış.

Click to see more example sentences
hapless şanssız

A few days ago she was this hapless virgin, now she's a total whore.

Bir kaç gün önce şanssız bir bakireydi şimdi ise tam bir sürtük.

Lydia does seem a bit hapless, but she doesn't seem evil.

Lydia biraz şanssız görünüyor olabilir ama kötü biri gibi görünmüyor.

Mr The Plague, something weird is happening on the net. As in what, you hapless techno-weenie?

Bay Veba, Ağda garip bir şey oluyor. ne, seni gidi şanssız techno acemisi?

Click to see more example sentences
hapless talihsiz

Brett, the hapless bank robber.

Talihsiz banka soyguncusu Brett.

She speaks the truth, my hapless friends.

O doğruyu söylüyor benim talihsiz dostlarım.

Syd Chaplin played the hapless Kaiser.

Syd Chaplin talihsiz Kayzer'i oynuyordu.