English-Turkish translations for happen:

olmak · gelmek · varmak · başına gelmek · bulmak · gerçekleşmek · başından geçmek · meydana gelmek · yaşanmak · doğmak · other translations

happen olmak

Something crazy happened at that house that night, and maybe we'll never really know what.

O gece çılgınca bir şey oldu o evde. Belki ne olduğunu hiç bilemeyeceğiz.

But it's done, it's never gonna happen again and I am so, so sorry.

Ama bitti, bir daha da asla olmayacak. Çok ama çok özür dilerim.

You know why something bad happened to you?

Sana neden kötü şeyler olduğunu biliyor musun?

Click to see more example sentences
happen gelmek

And when she came back, did she say anything about what happened?

Ve geri geldiğinde, ne olduğu hakkında, herhangi bir şey söyledi mi?

I think something bad happened to her, yeah.

Bence başına kötü bir şey geldi, evet.

I think something happened to her.

Sanırım başına bir şey geldi.

Click to see more example sentences
happen varmak

Because there are people out there who buy things, people like you and me, and something happened

Çünkü dışarıda bir şeyler satın alan insanlar var. Seninle ben gibi. Bir şey oldu.

Something happened, and I need your help.

Birşey oldu ve yardımına ihtiyacım var.

Either it's happening again or it's something else?

Tekrar oluyor yoksa başka bir şey mi var?

Click to see more example sentences
happen başına gelmek

And that's the best thing that ever happened to her.

Ve bu onun başına gelen en iyi şey oldu.

It's a dangerous park, and I don't want anything to happen to her.

Burası tehlikeli bir park ve onun başına bir şey gelsin istemiyorum.

I know because it happened to me once before.

Biliyorum, çünkü daha önce bir kez başıma geldi.

Click to see more example sentences
happen bulmak

Help me to find out what happened in that house.

Bana o evde ne olduğunu bulmama yardım et.

Now I'm leaving, so go find him and see what happens.

Şimdi ben gidiyorum, sen git onu bul ve bakalım neler olacak.

Find an officer and tell him what's happening.

Bir subay bul ve neler olduğunu söyle.

Click to see more example sentences
happen gerçekleşmek

This is a fixed point, this must happen, this always happens.

Bu sabit bir nokta, gerçekleşmek zorunda, bu her zaman böyle oluyor.

It's a process, and eventually change happens, but, but it does take time.

Bu bir süreç. Ve eninde sonunda değişiklik gerçekleşir ama vakit alır.

Great things happen all at once.

Harika şeyler bir anda gerçekleşir.

Click to see more example sentences
happen başından geçmek

Look, something happened to me last night.

Bak, geçen gece başıma bir şey geldi.

But last year something incredible happened to me.

Ama geçen yıl başıma inanılmaz bir şey geldi.

Happened to me last week, mate.

Geçen hafta benim başıma geldi dostum.

Click to see more example sentences
happen meydana gelmek

Love between a man and a woman is the most beautiful thing that happens.

Bir erkek ve bir kadın arasındaki aşk meydana gelen en güzel şey.

A couple of years later, the same thing happened

Birkaç yıl sonra, Aynı şey meydana geldi

Listen. .so much has happened.

Dinle çok fazla şey meydana geldi.

Click to see more example sentences
happen yaşanmak

Things happen and seasons change, but nothing really changes after all.

Bazı şeyler yaşanır ve mevsimler değişir ama sonuçta hiçbir şey değişmez.

First love only happens once, E.

İlk aşk bir kez yaşanır, E.

happen doğmak

Do you know what happened when you were born, Morgan?

Sen doğduğun zaman neler oldu biliyor musun Morgan?

I'm in love. A phenomenon happens.

Ben çok sevdim. Bir fenomen doğuyor.