English-Turkish translations for harass:

taciz etmek · rahatsız etmek · sıkmak · other translations

harass taciz etmek

Surprisingly, no, but your wife has been harassing him for over two years.

Şaşırtıcı ama, hayır. Ama senin eşin onu iki yıldan fazla süredir taciz ediyor.

And now she's harassing my candidate.

Ve şimdi de benim adayımı taciz ediyor.

I bet he's harassing that poor little possum again.

Bahse varım yine o zavallı keseli sıçanı taciz ediyordur.

Click to see more example sentences
harass rahatsız etmek

Then, why are you harassing me?

O zaman beni neden rahatsız ediyorsun?

This man is harassing me.

Bu adam beni rahatsız ediyor.

Look, there's no rabbit here so don't harass my customers.

Burada hiç Tavşan yok. Bu yüzden müşterilerimi rahatsız etme.

Click to see more example sentences
harass sıkmak

Careful, that's harassment, sir.

Dikkat edin, bu sıkıyor efendim.