English-Turkish translations for hardship:

zorluk · sıkıntı · darlık · other translations

hardship zorluk

Ready for anything solitude, hardship, exhaustion death.

Herşeye hazır yalnızlık, zorluk, yorgunluk. Ölüm.

Ready for anything solitude, hardship, exhaustion.

Herşeye hazır yalnızlık, zorluk, yorgunluk.

And for the poor souls who worked there? Unimaginable hardship.

Orada çalışan zavallı ruhlar için, tahmin edilemez zorluk.

Click to see more example sentences
hardship sıkıntı

But shortly after, the financial hardship endured by Prince Erminio, forced him to sell the property.

Ama kısa bir süre sonra, Prens Erminie'nin geçirdiği mali sıkıntı onu mülkü satmaya zorladı.

Jeremy, really, it's no hardship to stay on another night or two.

Jeremy, gerçekten bir ya da iki gece daha kalmam sıkıntı olmaz.

He eventually opened a shop, but endured lots of hardships.

Sonunda bir dükkân açtı ama çok sıkıntıya katlandı.

Click to see more example sentences
hardship darlık

Yes, there is a thief on board this ship, which is unfortunate because you know what hardship that means for honest men.

Evet, bu gemide bir hırsız var. Bu çok yazık, çünkü dürüst biri için darlık ne demek, biliyorsunuz.