English-Turkish translations for harmony:

uyum · harmoni · uyumlu · ahenk · armoni · huzur · düzen · other translations

harmony uyum

The Four Nations: Water, Earth, Fire and Air Nomads lived amongst each other in harmony.

Dört Ulus Su, Toprak, Ateş ve Hava Gezginleri, uyum içinde bir arada yaşıyordu.

We manage live in peace and harmony.

Biz barış ve uyum içinde yaşarız.

Everyone lives and works here in perfect harmony.

Burada herkes büyük bir uyum içinde yaşar.

Click to see more example sentences
harmony harmoni

Harmony, I got the demon summit today, and you're late and

Harmony, bugün iblis zirvesi var ve sen geç kaldın

You're too young to be queen, Harmony!

Sen kraliçe olmak için çok gençsin, Harmony!

Spike and Harmony, together again.

Spike ve Harmony, yeniden birlikte!

Click to see more example sentences
harmony uyumlu

Every relationship, no matter how harmonious contains seeds of farce or tragedy.

Ne kadar uyumlu olursa olsun her ilişki komedi ya da trajedi tohumları içerir.

She died thinking the world a good place full of loving and harmonious households like her own.

Dünyanın tıpkı kendi evi gibi, sevgi dolu ve uyumlu evlerle dolu iyi bir yer olduğunu düşünerek öldü.

Henry, no community is always in perfect harmony.

Henry, hiçbir toplum her zaman mükemmel uyumda değildir.

Click to see more example sentences
harmony ahenk

But after a long and terrible battle peace and harmony were once again restored.

Ama uzun ve korkunç bir savaştan sonra barış ve ahenk yeniden sağlandı.

I said that "There seems to be harmony in nature.

Dedim ki, "Doğada bir ahenk var gibi görünüyor.

That's real jungle harmony.

İşte bu gerçek orman ahengi.

Click to see more example sentences
harmony armoni

Arms and legs, waists and shoulders working in perfect harmony!

Kollar ve bacaklar, beller ve omuzlar mükemmel bir armonide işliyor.

There's also a harmony part.

Bir armoni bölümüde var.

The beauty and harmony of a snowflake.

Bir kar tanesinin güzelliği ve armonisi.

harmony huzur

Peace and harmony.

Huzur ve düzen.

An age of peace, harmony, justice.

Huzur, uyum ve adalet çağı.

harmony düzen

Peace and harmony.

Huzur ve düzen.