English-Turkish translations for harvest:

hasat · hasat etmek · biçmek · mahsul · toplamak · almak · rekolte · hasat kaldırmak · hasat mevsimi · other translations

harvest hasat

Is there some festival some harvest festival an Albanian harvest festival, something like that?

Acaba şenlik var mı, hasat şenliği Arnavut hasat şenliği, onun gibi bir şey?

There will be a harvest ceremony later.

Daha sonra bir hasat töreni olacak.

You may be that harvest girl.

Sen de hasat kızı olmalısın.

Click to see more example sentences
harvest hasat etmek

Go ahead, Harvest Leader.

Devam et Hasat Lideri.

We harvest the purple sea.

Mor denizi hasat ediyoruz.

Millet harvested two years ago.

İki yıl önce hasat edilmiş darı.

Click to see more example sentences
harvest biçmek

This is my new idea for harvesting grain.

Bu benim tahıl biçmek için yeni fikrim.

Yes, I harvested the wheat.

Evet buğdayı ben biçtim.

Harvesting the tufts takes too long!

Otları biçmek çok uzun zaman alıyor!

Click to see more example sentences
harvest mahsul

Bending arrow cloud good crops this year, nice big harvest!

Bükme oku bulutu Bu sene iyi mahsul, güzel büyük hasat.

Last year's harvest.

Geçen yılın mahsulü.

Yes, good harvest.

Evet, güzel mahsul.

harvest toplamak

Or maybe an ear-harvesting demon that

Belki de kulak toplayan bir iblistir.

Picking strawberries, grape harvest

Çilek toplamak, üzüm hasadı

harvest almak

Minimum of eight hours to harvest the organ. Five more to return.

Organı almak için minimum sekiz saat, beş saat de dönüş için.

To harvest more protein.

Daha çok protein almak için.

harvest rekolte

Bigger harvest means bigger bucks.

Büyük rekolte, büyük para demek.

harvest hasat kaldırmak

But we only have two working harvesters now.

Ama çalışan sadece iki Hasat Aracımız kaldı.

harvest hasat mevsimi

This house of bread and its symbol of wheat represents August and September, the time of harvest.

Ekmek Evi" ve sembolü olan buğday, hasat mevsimi olan Ağustos ve Eylül aylarını temsil eder.