English-Turkish translations for has:

var · other translations

has var

Well, your dad can't make it because he has a real job, but I already said yes.

Baban gidemez çünkü onun gerçek bir işi var ama ben çoktan evet dedim bile.

But who has the time?

Ama kimin zamanı var ki?

The best man has something to say.

En iyi adamın söyleyecek bir şeyi var.

Click to see more example sentences