English-Turkish translations for hateful:

nefret ., nefret · nefretle dolu · kötü · tatsız · iğrenç · nefret edilen · other translations

hateful nefret ., nefret

Okay, look, I've got a really bad feeling here, and I would hate for your first time

Dinle, içimde çok kötü bir his var ve ilk seferin için gerçekten nefret

No, no, women will hate that.

Hayır, hayır kadınlar nefret edecek.

See? That's why I hate these stupid things.

Bak, bu aptalca şeylerden bu yüzden nefret ediyorum.

Click to see more example sentences
hateful nefretle dolu

He's so full of hate, he doesn't trust anybody.

O kadar nefret dolu ki, kimseye güvenmiyor.

Old and full of hate.

Eski ve nefret dolu.

You see, the thing is, Brian that God is a hateful god.

Bak Brian, sorun şu ki tanrı, nefret dolu bir tanrıdır.

Click to see more example sentences
hateful kötü

Okay, look, I've got a really bad feeling here, and I would hate for your first time

Dinle, içimde çok kötü bir his var ve ilk seferin için gerçekten nefret

Please don't hate me, But i-i may have done a bad thing.

Lütfen benden nefret etme, çok kötü bir şey yapmış olabilirim.

I hate being the bad guy, because

Kötü adam olmaktan nefret ediyorum. Çünkü

Click to see more example sentences
hateful tatsız

He doesn't hate you, sweetie.

O senden nefret etmiyor, tatlım.

But, sweetheart, Mommy I hate you too!

Ama tatlım, annecik Senden de nefret ediyorum!

Oh, my dear. Hate you?

Oh, tatlım, nefret mi?

Click to see more example sentences
hateful iğrenç

You are a person horrible and I hate you!

İğrenç bir insansın ve senden nefret ediyorum!

Why do good guys hate me and gross guys love me?

Neden iyi adamlar değil de iğrenç adamlar beni seviyor?

They're just gross, disgusting, unnatural, and I hate them.

Onlar sadece iğrenç, tiksinç, doğaya aykırı ve onlardan nefret ediyorum.

Click to see more example sentences
hateful nefret edilen

I know why this guy's the most hated man in the world.

Bu adamın neden dünyanın en nefret edilen adamı olduğunu biliyorum.

An evil man, a powerful man, hated and feared.

Kötü ve güçlü bir adam, nefret edilen ve korkulan.

Introducing America's most hated terrorist.

Amerika'nın en nefret edilen teröristi karşınızda

Click to see more example sentences