English-Turkish translations for haul:

çekmek, çekici, çekme · vurgun · taşımak · other translations

haul çekmek, çekici, çekme

And we watch as they haul up a man named Solomon Little.

Ve onlar bir adam yukarı çekmek gibi biz izle Solomon Küçük adında.

A good morning to haul some sand.

Biraz kum çekmek için iyi bir sabah.

What was this ship hauling?

Bu gemi ne çekiyordu?

Click to see more example sentences
haul vurgun

Oh! It's not a bad haul for half a day's work, huh, dad?

Yarım günlük bir için az bir vurgun sayılmaz değil mi baba?

That's a good haul.

Bu iyi bir vurgun.

That's a pretty good haul, huh?

Baya iyi bir vurgun, ha?

Click to see more example sentences
haul taşımak

Wow! To haul liquor up and down during prohibition.

İçki yasağı sırasında içkiyi aşağı ve yukarı taşımak için.